Laboratuvar Tetkikleri

Laboratuvar testleri, örnek alımından sonuçlanmasına kadar üç aşamadan geçmektedir. Örnek alınmadan önceki aşama (preanalitik dönem), örneğin alınarak laboratuvarda analiz edildiği aşama (anailitik dönem) ve sonuçların raporlandığı aşama (postanalitik dönem). Preanalitik evre laboratuvar dışında olup laboratuvarın kontrolü altında olması gereken evredir ve hastanın klinik durumuna uygun testlerin seçilmesi, istenmesi, örneğin analize uygun alınması, işlenmesi, transportu ve hazırlanmasını içerir . Süreç her zaman hasta ile başlar ve hasta ile sonlanır. Preanalitik evre hasta, örnek ve numune ile ilişkili faktörlere bağlı olarak sınıflandırılabilir veya numune alma öncesi, sırası ve sonrası olacak şekilde periyotlara ayrılabilir

LABORATUAR TESTLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1.Postürün Etkisi: Normal bir erişkinin ayakta durma halindeki kan hacmi yatan bir kişiye göre 600-700 ml (%10 luk azalma) daha azdır. Dik oturuşta proteinsiz mayi kapiller aracılığıyla dokulara geçeceğinden plazma hacminde önemli farka neden olur. Bunun sonucu olarak bütün proteinlerin konsantrasyonu artacaktır (enzimler, protein yapısındaki hormonlar, proteine bağlı taşınan ilaçlar, kalsiyum ve bilirubin). Birkaç günlük yatak istirahatinde plazma ve ekstrasellüler mayi hacmi düşer. Bu sebeple hematokrit %10 artar. Uzamış yatak istirahatinde ise sıvı retansiyonu olur. Protein ve albumin düzeylerinde azalma görülür. Kemik kalsiyum mobilizasyonu sonucu iyonize kalsiyum miktarı artar.

  1. Egzersizin Etkisi: Egzersizin vücut sıvıları üzerine etkisi aktivitenin süresi ve derecesine bağlıdır. Egzersiz sonunda alınan kan örneklerinde aspartat aminotransferaz (AST), laktatdehidrogenaz (LDH), kreatin kinaz (CK), üre, kreatinin, transferin sonuçlarında yükselmelerin olduğu, kan glukozunun değişimler gösterebileceği, plazma renin aktivitesi, aldosteron, büyüme hormonunun patolojik düzeylere ulaştığı göz önünde bulundurulmalıdır. Hematüri ve proteinüri görülür. Egzersizin bir preanalitik değişken olarak etkisinin en aza indirilmesi için kan verilmesinden bir gün önce ağır spor, uzun mesafe yürüşü veya koşusu yapılmaması önerilmektedir. Egzersiz bazı hormonlarda da değişimlere neden olur.

3.Açlık Durumu: Genellikle laboratuar testleri için 10-12 saat açlık süresi istenir. Bu sürenin 16 saatten uzun olması tercih edilmez.

  1. Besinlerin Etkisi: Bazı plazma bileşenlerinin etkisi öğün içinde alınan gıdalarla değişiklik gösterebilir. En büyük artış, serum glukozu, demir, total lipid ve alkalen fosfataz seviyelerinde görülür. Kahve, çay, kola gibi kafein bulunan içeceklerde kan bileşenlerinin konsantrasyonunu etkiler.
  2. Sigara: İçerdiği nikotin nedeniyle birçok laboratuar testini etkiler. Bunlar arasında lipidler, hormonlar, vitamin B12 ve CEA sayılabilir. Glukoz toleransı da sigara içenlerde bozulmuştur.
  3. Alkol Alımı: Alkol tüketimi kısa ve uzun süreli etkilere bağlı olarak birçok analit üzerinde değişikliğe neden olabilir. Kısa süreli etki ile alımından 2-4 saat sonra etanol; plazma glukoz düzeylerini azaltır, ürik asit ve laktat düzeylerini artırır. Uzun süreli kullanımda ise GGT, AST ve ALT düzeylerinde artışa neden olur. Ayrıca alkol alışkanlığı olanlarda ortalama eritrosit hacmi (MCV) ‘nde artış olduğu bilinmektedir. Alkol alımından sonra hiper trigliseridemi görülür.
  1. İlaç Kullanımı: İlaçların laboratuar testlerine hem in vivo hem in vitro etkileri mevcuttur. İlaçlar intramusküler olarak verildiğinde kas irritasyonuna neden olurlar. Bu durum bir kısım enzimlerin artmasına neden olur (kreatinin kinaz, aldolaz ve laktat dehihrogenaz gibi).
  1. Ateş: Serum hormon düzeyleri yanı sıra lipidler, kalsiyum düzeyi, ürik asit gibi birçok parametreyi etkiler.
  1. Yaş ve Cinsiyetin Etkisi: Laboratuar testleri için genel olarak çoçuk, adolesan, erişkin ve yaşlılık dönemlerine ait referans değerler vardır. Ancak özellikle yenidoğan dönemine ait çok farklı referans değerler vardır. Örneğin alkalen fosfataz kemik büyümesine paralel olarak pubertede en yüksek değerlere ulaşır. Puberteden sonra aktivite azalır. Kadın ve erkek cinse ait yapısal farklılıklar endokrin testler başta olmak üzere, birçok biyokimyasal ve hematolojik testte referans değerlerin çok değişik olmasına yol açmaktadır.
  1. Gebelik: Gebelik her ne kadar fizyolojik bir durum olsada, organizmada meydana gelen değişiklikler birçok laboratuar parametresini etkiler. Gebelikte en önemli değişiklik ortalama plazma hacmindeki artışa bağlı hemodilüsyondur. Tüm laboratuar test sonuçlarının yorumlanmasında dikkate alınmalıdır.
  1. Diurnal Ritm: Gün içerisinde bazı analitlerin salınımı, metabolizması ya da dolaşıma çıkmasında değişiklikler görülebilir. Mesela serum demiri 08.00-14.00 saatleri itibariyle aynı hastanın iki ayrı zamandaki numunesine göre fark gösterebilir. Sabah 06.00 civarında serum kortizol düzeyleri pik yaparken, gece 00.00 de en düşük düzeylere inmektedir. Ayrıca öğleden sonra yapılan glukoz tolerans testlerinde glukoz değerleri sabah yapılanlara göre biraz daha yüksek çıkabilir.
  2. Mevsimsel Değişiklikler: Özellikle yaz ve kış mevsimi arasında bazı laboratuar parametreleri farklılık gösterir. Bunlar arasında D vitamini düzeylerinin yazın daha yüksek olması sayılabilir.
  3. Rakım: Deniz seviyesinden daha yüksek yerlerde yaşamak bazı laboratuar parametrelerini etkiler. Hemoglobin, hematokrit ve CRP gibi testlerde yükseklik görülür.

24 saatlik idrar toplanması

Yirmidört saatlik idrar toplamaya başlayacağınız sabah uyandıktan sonra ilk idrarınızı tuvalete boşaltın, saati not edin (örneğin sabah saat 08:00). Bu andan itibaren tüm idrarınızı gündüz ve gece boyunca (bir damlası bile dışarı bırakılmadan), dikkatlice toplama kabına biriktirin. Ertesi sabahki ilk idrarınızı da (örneğin ertesi sabah saat 08:00’deki idrarınız) toplama kabına ekleyerek, idrar toplama işlemini tamamlayınız. Bekletmeden laboratuvara getiriniz. İdrar toplama süresince, toplama kabınızı güneşten koruyarak, soğuk bir ortamda tutunuz. 24 saatlik idrar biriktirme kabınızı laboratuarımızdan temin edebilirsiniz.

İdrar toplama sırasında size koruyucu bir madde verildi ise: Bu maddeler yakıcıdır! Çocuklardan uzak tutunuz. Elinize temas ederse derhal bol su ile yıkayınız. Dikkatlice açarak, toplama kabına yavaşça boşaltınız. Her idrar ilavesinde tüm idrarı karıştırınız. Birinci idrar toplama kabı dolarsa, başka idrar toplama kabına geçtiğinizde bir önceki kapta bulunan idrarın yaklaşık yarısını da bu kaba karıştırınız.

ÖRNEK ALMA

İDRAR

İdrar örneklerinin alınması ve laboratuvara ulaştırılmasında; idrar toplama yöntemi, idrar kapları ve saklama koşulları gibi değişkenler, analiz sonuçlarını etkileyerek tanı ve tedavi kararlarında yönlendirici oldukları için çok önemlidir.

İdrar örnekleri şişe, plastik bardak gibi kaplara alınmamalıdır. Her zaman laboratuvardan temin edilen steril kaplara alınmalıdır.

Orta akım idrarı idrarda bakteri kültürü için önerilen toplama şeklidir. Ürogenital bölgenin temizliği için gerekli tüm malzemeler ve laboratuvar görevlilerinden temin edilir. Temizlik işleminden sonra bir miktar idrar dışarı yapıldıktan sonra gelen idrar kaba alınır.

Örnek en kısa sürede laboratuara ulaştırılmalıdır.

Sondalı hastalardan evde örnek alınmamalıdır. Laboratuar personelimiz örnek alma konusunda size yardımcı olacaktır.

Tüberküloz kültürü istemlerinde 3 gün üst üste alınan sabah ilk idrar uygun örnektir.

BALGAM :

Balgam örnekleri çoğunlukla solunum yolu patojenlerini tesbit amacıyla istenir. Balgam örnekleri şişe, plastik bardak gibi kaplara alınmamalıdır. Her zaman laboratuvardan temin edilen steril kaplara alınmalıdır.

Ağzınızı suyla çalkaladıktan sonra güçlü bir öksürmeyle çıkarılan balgam steril kaba tükürülür. Örnekle birlikte tükürük veya post-nazal akıntı olmamalıdır.

Tüberküloz kültürü istemlerinde 3 gün üst üste alınan sabah balgam örneği uygun örnektir.

DIŞKI :

Dışkı örnekleri çoğunlukla viral / bakteriyel diyare etkenlerini bulmak, parazit ve parazit yumurtası aramak, gastrointestinal sistem kanamalarını (gizli kan) saptamak amacı ile kullanılır.

Kültür için örnek toplanması

Dışkı örneğinin toplanması

Laboratuvardan temin edilen kaba, hasta tarafından toplanır.

Dışkı, kuru bir kaba yapıldıktan sonra plastik veya tahta kaşıkla, burgulu kapaklı transfer kabına da aktarılabilir.

Tuvalet kağıtları örnek toplamada kullanılmamalıdır.

Bebeklerde, ters çevirilmiş (plastik kısmı iç tarafa gelecek şekilde bağlanmış) çocuk bezi kullanılmalıdır (bezin dışkıyı emmemesi için).

Örnek toplanırken dikkat edilmesi gerekenler

Dışkıya kesinlikle idrar karışmaması gerekir.

Dışkının mukuslu, cerahatlı ve kanlı yerlerinden örnek alınmalıdır.

Dışkı incelemeleri için fındık büyüklüğünde (1-2 g) dışkı yeterlidir.

Dışkı toplandıktan sonra en kısa sürede (1 saat) laboratuvara gönderilmelidir.

Parazit aranması için örnek toplanması

Parazit ve parazit yumurtalarının saptanabilmesi için de, 3 gün arka arkaya örnek toplanıp laboratuvara gönderilmesi tercih edilir.

Örneğin taze, kurumamış olması gerekir, özellikle amip aranacak örnekler, yarım saat içerisinde laboratuvarda olmalıdır.

Örnek verilmeden önce radyolojide kullanılan kontras maddelerden alınmamış olması gerekir.

Enterobius vermicularis aranması (Selofan band yöntemi)

Kıl kurtları, sabah erken saatlerde anüs etrafına yumurta bıraktıkları için, bu bölgeden selofan band yöntemi ile alınan örnek, bir lam üzerine yapıştırılarak laboratuvara gönderilir. Bu konuda, laboratuvar görevlilerince ayrıntılı bilgi verilecektir.

Dışkıda gizli kan için örnek toplanması

Laboratuvara, örnek kabı içerisinde dışkı gönderilebileceği gibi, laboratuvardan alınan test kartlarına dışkı sürüldükten sonra geri gönderilerek de gizli kan bakılması sağlanır.

KAN BAĞIŞI :

Ülkemizde genel olarak kan bağışlama alışkanlığının yerleşmemiş olması kan ve kan ürünleri açısından bir kaynak darlığı oluşturmaktadır. Bu nedenle hastanemizde, acil kan ihtiyacı olan, ameliyat olacak veya kronik kan hastalığı nedeni ile sürekli kan alması gereken hastalarımız için gerekli kanı, onların yakınlarından veya çevremizdeki kan verme duyarlılığı gösteren kişilerden yararlanarak, temin etmeye çalışıyoruz. Kan bağışlamak tamamen gönüllülük esasına dayanır, hiç kimse bir diğerini kan bağışı için zorlayamaz !

Kan bağışında bulunmadan önce bunun için uygunluğunuzu lütfen kontrol ediniz !

Kimler kan bağışlayabilir ?

18-60 yaş arasındaki kadın ve erkekler,

Vücut ağırlığı 50 kg’ın üzerinde olanlar,

Tansiyon problemi olmayanlar,

Ateş olmalıdır,

Kansızlık saptanmayanlar,

Son bağış tarihi üzerinden en az üç ay geçmiş olanlar.

Kimler kesinlikle kan bağışı yapamazlar?

Hbsag, hcv, anti-hiv veya vdrl testi pozitif olanlar,

Kalp hastaları,

Astım hastaları ve allerjisi olanlar,

Epilepsi hastaları (sara hastalığı olanlar),

Yüksek tansiyonu olanlar,

Sürekli ilaç kullananlar,

Hamile bayanlar,

Kalp hastaları,

İmmun yetmezliği olan hastaların 1.dereceden yakınları.

Kan bağışında bulunmadan önce, gönüllü vericilerin kan vermelerinin kendileri açısından uygunluğu kontrol edilir. Bu nedenle, kan sayımı için önce bir tüp kan alınır, tansiyon ve nabız kontrol edilir. Eğer bunlar uygun ise kan verecek kişinin arkadaki sorgulama formunu doğru olarak doldurması istenir.

Kanınız, B ve C tipi sarılık, AIDS ve FRENGİ gibi hastalıklar yönünden kontrol edilmiş olacaktır. Kan verme işlemi sırasında her kişi için ayrı steril iğne ve kan seti kullanılmaktadır.

“Donör Sorgulama Formun”daki sorular kan vericisi ve kanı alacak olan kişiyi korumak amacıyla düzenlenmiştir. Unutmayınız ki verdiğiniz kan korumasız, şuuru kapalı, kanı reddetme şansı olmayan masum bir hastaya ya da yeni doğmuş bir bebeğe verilebilir.

Örneğin AIDS virüsü taşıyor olabilir, kendinizi iyi hissetseniz dahi bu virüsü bulaştırabilirsiniz. Formu doldurduğunuzda kafanızda kan verme konusunda hala şüpheleriniz varsa kimseye bir açıklama yapmadan Kan İstasyonunu terkedebilir veya Kan İstasyonunu sorumlusu ile özel olarak görüşebilirsiniz.